Yıl 2001, baba okul bahçesinde sabırla beklerken, Onur ÖSS sınavında o zamana kadar hiç dökmediği kadar ter döküyor. O zamana kadar hiç yönlendirilmemiş, ne yapacağını bilmeyen, sadece akrabaları "aaaa bak onur da kazanmış üniversiteyi " desin diye sınava giren, saf, temiz, küfür veya herhangi bir edebsiz söz bilmeyen, körpecik bir Anadolu çocuğu. Babası da oğlunun kazanacağından emin, dersaneye göndermiş ya hani. Sınavın ilk iki saati geçmiş, yapılabilecek sorular yapılmış, artık sonun başlangıcını beklemeye, babaya çıkınca nasıl bir yalan söyleneceği düşünülmeye başlanmıştır. Ve sonunda iki sahte gözyaşı ve çişim geldi, dalaklarım şişti, oraya odaklandım soruları yapamadım gibi absürd bir çözüm bulunmuştur. Tabi bu çözüm, sınav çıkışında babanın heyecanla bakan gözlerini söndürmemek için sadece düşüncede kalmış, en azından bir otuz gün daha kazanmak için, babaya " Boğaziçi olmasa da İTÜ’ye gid
eriz" yalanı söylenmiş, otuz gün sonrası içinde "cevapları kaydırmışım kahretsin ya, ühü ühü" planı hazırlanmıştır. Bu otuz gün içinde de "gelecek sene kesin Boğaziçi’yi kazanırım neyse eğlenmeme bakayım" gibi kendini avutmalar yapılmış ve babaya söylenen yalanın aynısı "nasıl geçti?" diye soran herkese söylenmeye başlanmıştır. Sonuçların açıklandığı o büyük gün öncesi, oyunu güzel oynayamamaktan korkan Onur bir gıdım bile uyku uyuyamamıştır. Sonuç açıklanmış, Onur 4 yıllık okul barajını geçmiş ve okuldan gelen güzel bir puanla 4 yıllık üniversite seçme şansını elde etmiştir. Bu şaşırtıcı sonuçla beraber bütün planlar altüst olmuş, Onur ailesinin de zoruyla 18 tercih yapmış ve bunlardan 17 si sınıf öğretmenliği 18. tercih olarak ta ne olduğunu bile bilmediği İKTİSAT bölümü olmuştur. Bir an bile ayrı düşmekten korktuğu o büyülü şehirde kalabilsin diye bilerek puanının üstündeki bölümleri seçmiştir ki kazanamasın. Ve sıcak bir temmuz günü, babasının heyecanla " sonuçlar açıklanmış koşşşş" demesiyle irkilen Onur, dua ede ede internet kafenin yolunu tutmuş, bilgisayar ekranında sonucu görünce 10 dakika hiç kıpırdamadan ekrana bakakalmıştır. " KAZANDI, SELÇUK ÜNİVERSİTESİ KARAMAN İKTİSADİ VE İDAR
İ BİLİMLER FAKÜLTESİ İKTİSAT BÖLÜMÜ, YURTKUR 11. YEDEK". Öyle bir okulu seçtiğini bile hatırlamayan Onur, camiye koşmuş, 4 rekat Nafile Namaz kılmış, babasının onu göndermemesi için dua etmiştir. Eve elinde sonuç çıktısıyla dönen Onur, sadece 4 yıllık bir üniversite kazanmayı bile kar sayan ailesi tarafından bayram havasıyla karşılanmış, göklere çıkartılmış, biranda ailenin kahramanı ilan edilmiştir. Böyle bir ortamda bir saat önce camide Allah’a söylediklerini, ailesine söyleyememiştir.
Evet bu yazımızın birinci kısmıydı, haftaya onur karamana nasıl gidecek, nelerle karşılaşacak, nerde kalacak, hayatını değiştiren insanlar kimler........


7 yorum:
işte ÖSS gerçegi. herşeyi gözler önüne sermişsin kanka helal sana
sana has bir yazım tarzıyla güzel anlatmışsın ortik devamını bekliyoruz :)
"Acaba Onur Karaman da neler yasayacak ya da simdi ne yapiyor" sorularinin cevabini bilsek bile merakla bekliyoruz :)
Flash TV Gerçek Kesit havasıyla Karaman'dan sonrasını istiyoruz.
tık tık tık (daktilo sesi) Onur
Yaş:...
Yer...
muhammet kardeşimize bu yazısından dolayı teşekkür ediyoruz. yazmaya devam kardeş
hee, anlat alat sonu nereye gitcek. filmin sonunda aya cikcan herhal. birader ozledim seni
küfür bilmeyen onur bütün küfürleri Karaman'da öğrendi.... Herşeyi Karaman'a borçlu...
Yorum Gönder