
Merhaba arkadaşlar, bu yeni fikir- edebiyat sitemizin ilk yazısını ben yazayım dedim. İlk Konumuzu da kıyafetiyle epey eleştiri alan Türkiye’nin gururu Hadise bacımıza DEĞİL Eurovision’a ayıralım dedik.
Malum hepiniz bilirsiniz bizim Eurovision heyecanımızı. Tam 1 yıl öncesinden başlarız turnelere, yarışma zamanı gelincede heyecan diye bir şey kalmaz. “Türk gibi başla…” diye devam eden atasözü buradan geliyor işte. Öncelikle şöyle bir bakalım arkamıza, Eurovision’da neler bırakmışız diyecegim suratınız ekşiyecek; o kadar tarih, o kadar isim kim okuyacak diye. O yüzden kısa kesecegim korkmayın. Bizim ilk Eurovision derecemiz 1997'de Şebnem PAKER’in “Dinle” adlı parcası ile geldi. Türkiye o sene üçüncü oldu. 2003'de Sertab ERENER ile birinciliği yakaladık. Herkes bilir “evrivey ded ayken” i bu parça aynı zamanda bir dönüm noktasındır Türkiye için. Neden mi? Yapmayın hepiniz biliyorsunuz sebebinin İngilizce bir parça oldugunu. Evet Türkiye ilk defa İngilizce bir parca ile katıldı bu yarışmaya. Tuttu dedik, ingiilizceye devam kararı aldık. Arkasından “for riıl” ile o güzelim dövmeli Türklerimiz; Athena katıldı. Dördüncü olduk. Kıl payı kaçırdık üçüncülüğü. Arkasından 2 türkçe parca "rimi rimi ley" ve "süper star" geldi. Ne oldu hatırladınız mı? Rimi rimi ley ile onüçüncü, süper star ile onbirinci olduk. Demek ki Türkçe tutmuyordu bu yarışmada tekrar İngilizceye döndük ve "seyk it ap şekerim" ile katıldık dördüncü olduk (ingilizce tutuyor galba nede olsa evresel bir dil). 2008'de Mor ve ötesi o “deli” parcasıyla bizi yedinci yaptı. 2009'da bir kez daha yabancı parca olsun istedik. "Düm tek tek" ile
Eurovision’da hadise çıkaralım dedik dördüncü olduk hadise falan çıkaramadık.
Eurovision’da hadise çıkaralım dedik dördüncü olduk hadise falan çıkaramadık. Gelinen noktada, Türkiye'nin ismini duyurması açısından bu tür organizasyonlarda ilk üçe girmek gerçektende etkili olabilir. Ancak bu tür organizasyonlara Türkçe katılarak hem güzelim Türkçemizi tanıtmış hem de o çok yakındıgımız dil erozyonunu engelleme yolunda bir adım atmış oluruz kanatindeyim. Hem Türkçe Olimpiyatları yaparak dünyanın dört biryanındaki insanlara Türkçeyi tanıtmaya çalışacagız. Türkçeyi öğretecegiz. Hem de Eurovision gibi yarışmalara İngilizce parçalarla katılacağız. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler sonra adama dimi. Haksız isem haksız deyin. Çekinmeyin. Bazılarımız müzik evrensel bir dildir diyebilir. Müzik evrensel bir dil ise Türkçe söyleyince evrenselliğimi kayboluyor bu meretin dimi ama.
Bu durumda Türkçe diyoruz. Tamam mı? Tamam mı ulaaaaannnnnnnn? Aferim!

0 yorum:
Yorum Gönder