25 Mayıs 2009 Pazartesi

Karıştık Ne Varsa

Karma karışık yaşadığımız şu dünyada karışma üzerine bir deneme yazayım dedim iyi mi ettim, kötü mü ettim siz karar vereceksiniz.

Efendim karışmanın tarihi dedeme dayanır. Nasıl yani dediğinizi duyar gibi oldum. Ya da bana öyle geldi. Devam okumaya, nasıl olduğunu göreceğiz hep birlikte.

Eskiden kimse kimsenin işine karışmazdı. Herkes bildiği konuda az ve öz konuşurdu. Zamanla herkes herkesin işine karışır oldu. Karışmanın tarihi pek eski olmuyor aslında. Dedem ile başlıyor karmakarışık işler. Peki nasıl oluyor da dedem ile başlıyor bu işler. Anlatayım efendim. Dedem çayını kırtlama ile içerdi. Kırtlamanın ne demek olduğunu bilmeyenler için ufak bir açıklama yapayım. Kırtlama dediğimiz olay, şekeri çayın içine atmayıp, ayrı almaktan ibarettir. Şöyle oluyor kendileri, küp şekeri (kırtlama şekerleri biraz daha iri ve ince taneli olur. Erzurum’lular daha iyi bilir.) ağzımıza alıp bir kenara saklarız.Arkasından çayı hüpletiriz. Çay ağzımızda, yolunda ilerlerken şeker ile karşılaşır ve bir baş hareketiyle selam vererek yanından geçer gider. Hepsi budur. Ne çay ne de şeker birbirlerine karışmazlar. Hem çayın tadını, hem şekerin tadını ayrı ayrı alırsın. İşte dedemin kırtlama ile içtiği çaylar döneminde dedem kimsenin işine karışmaz, bildiği işi yapardı. O dönemlerde ayrıca veli öğretmenin işine, hasta doktorun işine karışmazdı. Veli gelir “hocam eti senin kemiği benim, adam olsun yeter” derdi. Hasta hastalığını bilir “ siz bilirsiniz doktor bey bi çare” derdi. Ne zaman dedem eski köye yeni adet getirip “aha buda toz şeker, bundan böyle çayla şekeri karıştıracaz öyle içecez” dedi ortalık o zaman karıştı işte. Dedem doktora “ aman doktor yanlış biliyor olmayasın bak böyle olmalı galiba” öğretmene “muallim bey bu dersler çok fazla değil mi yauu” siyasetçilere “ bunlarda adam olacaklar da ülke yönetecekler, ben bunların yerinde olacam …”diye karıştı önüne gelenin işine. Peki ne oldu dersiniz. Söyleyeyim, çiftçiliği unuttu dedem. Onunda işine başkaları karıştı. Şimdi yediğimiz hormonlu sebze ve meyveler çıktı piyasaya.
Ne oldu peki her şey karıştı birbirine. Her konuda bilgi sahibi olduk ama yarım yamalak. Bir şeyi tam bilmektense, her konuda yalan yanlış bir dünya bilgi sahibiyiz. Birde utanmadan, sıkılmadan hatta araştırmadan “ sen yanlış biliyorsun” diye veryansın ediyoruz, karşımızdaki bir şey söylediğinde. Bana göre bilgi kirliliği getirdi bu durum. Sizlere göre durum nasıldır yorumlarda göreceğiz inşallah.
Alın bende karıştım edebiyata şiire sanata. Eeee ne de olsa dedeme çekmişim. Allah sonumuzu hayreylesin. “Amin”

Bir e-silgim sözü “karışma işime karışırım işine”

5 yorum:

Muhammet dedi ki...

Abdül hacım , aşmışın sen yaaaaaaaaaaaa:)

Unknown dedi ki...

Ellerine sağlıkk farkında olmadıgımız ama hatasını çok yaptıgımız bir konu:))

Adsız dedi ki...

dedenide bilirim ben senin:)

Ilknur dedi ki...

zaten herkes herşeyi biliyo

k.saglam dedi ki...

ben bilmezsem sen bilmezsen biz bilmezsek kim bilcekkk :):):)
şaka bi yana müdür erzurumlu olarak yazından bi ayrı keyif aldım, teşekkürler :)

Yorum Gönder