Evet arkadaşlar Onur' un macerası kaldığı yerden devam ediyor. Birinci bölümü kaçıranlar Burayı tıklayarak kaçırdıkları bölümü okuyabilirler.
Ailesinin sevinç tablosunu bozmak istemeyen Onur, gönülsüzde olsa içinde okuyacağı şehri görmek, yeni okuluna kaydolmak ve kendine kalacak yer ayarlamak için Karaman’ın yolunu tutmuştur. Ailesinin verdiği birkaç tanıdık ismi ve babasından aldığı cep harçlığı dışında hiç birşeyi olmayan Onur ( saf, temiz Anadolu Çocuğu) Karaman’a iner inmez minibüse binmiş ve kampüs yolunu tutmuştur. Yolda gördüğü ve yaklaşık ikiyüzelli metre civarında olan şehir merkezi Onur’un eğitim aşkını söndürememiş ama şehrin beş kilometre dışında olan ve eski lise binasından bile daha küçük olan fakülte, Onur’ a "yuh artık ya" dedirtmiştir. İçerde yaşayacağı şoktan habersiz belgelerini tek bir dosyada toplamaya çalışan Onur, bir yandan da okul hademeleriyle muhabbet kurmaya ortama ayak uydurmaya çalışmıştır. Dekanın odasına belgelerini vermek için girdiğinde "hoşgeldin yavrucuğum" gibi sıcak bir sesle karşılanmış, ama sonrasında gelen " sen
yeni öğrencisin, bir sene Konya’ da ingilizce hazırlık okuman gerekiyor, Konya’ ya git orda bir sene oku sonra gel" cümlesiyle yıkılmıştır. Gecikmemek için hemen terminale dönüp Konya’ nın yolunu tutmuştur. Yolculuk boyunca ne yapacağını, nerde kalacağını düşünen ama daha sonrasında Konya’ nın o büyük terminaline inince içi biraz olsun ferahlayan Anadolu Çocuğu, kayıt işlemlerini yetiştirmiş ve artık resmen Selçuk Üniversitesi öğrencisi olmuştur. Bir günlük yoğun koşturmacanın ardından kalacak yer sorunuyla karşılaşan yiğido, Milli gençlik Vakfı ve İlim Yayma Cemiyetinin yurtlarına bakmış daha pahalı olmasına rağmen Milli Gençlik Vakfının yurdunda karar kılmıştır. Onur kalacak yer sorununu da hallettikten sonra okula müthiş bir şevk ve heyecanla başlamıştır. Okulda ilk hatasını kantindeTürk Bayrağı altındaki bir masaya oturarak yapan temiz çocuk, Ülkücüler tarafından başka bir masaya oturması için zorlanılmış ( hırpalanmış ) oturduğu diğer masadaki çocuğun da ülkücü olduğunu tahmin edemeyip, çocuğa " bunların hepsi tırsak aslında, grup halindeyken artistler, tek tek yakala bunları hepsi kedi yavrusu hacım, ciğerlerini bilirim serseri faşistlerin" diyerek ikinci hatasını yapmıştır. Okulun başında yaşadığı bu talihsiz olay, Ülkücülerle yıldızının bir türlü barışmamasına buna karşılık MGV’ ye sıkı sıkıya bağlanmasına neden olmuştur. Hayatında hiç bir zaman insanları görünüşüyle yargılamayan Onur, okul koridorlarında teneffüslerde adeta nöbet tutan bir çocuğa kafayı takmış, o çocuğu her görüşünde ark
adaşlarına " bu çocuğu sabaha kadar dövsem içim rahatlamaz" gibi önyargılı sözler söylemiştir. Onur, bir sabah uyandığında boş olan yandaki ranzanın dolu olduğunu görmüş, dört kişilik odada üç kişi kalmanın rahatlığı sona ereceği için üzülmüştür. Yeni gelen çocuğun koridordaki çocuk olduğunu farketmesi fazla uzun sürmemiş, zaten bu yüzden canı çok sıkılan Onur'un, arkadaşlarının yapmış olduğu " al sabaha kadar yanında şimdi, döver misin sever misin hahahahahah" esprilerle ilk depresyonuna girmiştir. Kendini çok yalnız hisseden yağız delikanlı, yeni oda arkadaşının verdiği destekle kısa sürede toparlanmış, on gün önce görmeye bile tahammül edemediği insanla can ciğer dost olmuştu. Kısa zamanda çok güzel bir arkadaş ortamı oluşturan ve hayatından zevk almaya başlayan Onur, yurt müdürünün gecenin üçünde ağlayarak vakfın yurtlarının kapatıldığını açıklamasıyla sıkıntılı günlere geri dönmüştür. Ailesine yaptığı ısrarlara rağmen bir türlü eve çıkma izni alamamış ve arkadaşlarından ayrılmak zorunda kalmıştır.
yeni öğrencisin, bir sene Konya’ da ingilizce hazırlık okuman gerekiyor, Konya’ ya git orda bir sene oku sonra gel" cümlesiyle yıkılmıştır. Gecikmemek için hemen terminale dönüp Konya’ nın yolunu tutmuştur. Yolculuk boyunca ne yapacağını, nerde kalacağını düşünen ama daha sonrasında Konya’ nın o büyük terminaline inince içi biraz olsun ferahlayan Anadolu Çocuğu, kayıt işlemlerini yetiştirmiş ve artık resmen Selçuk Üniversitesi öğrencisi olmuştur. Bir günlük yoğun koşturmacanın ardından kalacak yer sorunuyla karşılaşan yiğido, Milli gençlik Vakfı ve İlim Yayma Cemiyetinin yurtlarına bakmış daha pahalı olmasına rağmen Milli Gençlik Vakfının yurdunda karar kılmıştır. Onur kalacak yer sorununu da hallettikten sonra okula müthiş bir şevk ve heyecanla başlamıştır. Okulda ilk hatasını kantindeTürk Bayrağı altındaki bir masaya oturarak yapan temiz çocuk, Ülkücüler tarafından başka bir masaya oturması için zorlanılmış ( hırpalanmış ) oturduğu diğer masadaki çocuğun da ülkücü olduğunu tahmin edemeyip, çocuğa " bunların hepsi tırsak aslında, grup halindeyken artistler, tek tek yakala bunları hepsi kedi yavrusu hacım, ciğerlerini bilirim serseri faşistlerin" diyerek ikinci hatasını yapmıştır. Okulun başında yaşadığı bu talihsiz olay, Ülkücülerle yıldızının bir türlü barışmamasına buna karşılık MGV’ ye sıkı sıkıya bağlanmasına neden olmuştur. Hayatında hiç bir zaman insanları görünüşüyle yargılamayan Onur, okul koridorlarında teneffüslerde adeta nöbet tutan bir çocuğa kafayı takmış, o çocuğu her görüşünde ark
adaşlarına " bu çocuğu sabaha kadar dövsem içim rahatlamaz" gibi önyargılı sözler söylemiştir. Onur, bir sabah uyandığında boş olan yandaki ranzanın dolu olduğunu görmüş, dört kişilik odada üç kişi kalmanın rahatlığı sona ereceği için üzülmüştür. Yeni gelen çocuğun koridordaki çocuk olduğunu farketmesi fazla uzun sürmemiş, zaten bu yüzden canı çok sıkılan Onur'un, arkadaşlarının yapmış olduğu " al sabaha kadar yanında şimdi, döver misin sever misin hahahahahah" esprilerle ilk depresyonuna girmiştir. Kendini çok yalnız hisseden yağız delikanlı, yeni oda arkadaşının verdiği destekle kısa sürede toparlanmış, on gün önce görmeye bile tahammül edemediği insanla can ciğer dost olmuştu. Kısa zamanda çok güzel bir arkadaş ortamı oluşturan ve hayatından zevk almaya başlayan Onur, yurt müdürünün gecenin üçünde ağlayarak vakfın yurtlarının kapatıldığını açıklamasıyla sıkıntılı günlere geri dönmüştür. Ailesine yaptığı ısrarlara rağmen bir türlü eve çıkma izni alamamış ve arkadaşlarından ayrılmak zorunda kalmıştır. Onur yeni gideceği yurtta nelerle karşılaşacak, Onur’ un siyasi görüşü nasıl değişecek, hayat felsefesi ve yaşam tarzı ne yönde etkilenecek..............................haftaya:)
DİGER YAZILAR:



4 yorum:
harikasın kardeş yazmaya devam bakalım haftaya neler olacak ben bile merak ediyorum haaa
kanka sende bi can dündar havası gördüm.Bu seriyi kitap haline getirirsek güzel para kazanabiliriz.texas tommiks i bile alt eder bu seri.bunun adı şey olsun ama .boston tommiks.
kanka publisher sen olursan neden olmasın:)
devamı nerde
Yorum Gönder